Parnasizm: Gözün Estetiği ve Biçimsel Mükemmellik

Parnasizm, 19. yüzyılın ikinci yarısında romantizmin aşırı duygusallığına tepki olarak doğmuş bir edebiyat akımıdır. Şiirde biçim mükemmelliğini ve nesnelliği esas alır. “Sanat için sanat” anlayışını benimseyen bu akımda, şair bir ressam ya da heykeltıraş gibi davranır; doğayı, tarihi ve mitolojiyi en ince ayrıntılarıyla betimler.

Parnasizmin Özellikleri

  • Biçim Mükemmelliği: Ölçü, kafiye ve ahenk büyük bir titizlikle uygulanır.
  • Sanat İçin Sanat: Şiir, toplumsal görevlerden arındırılmış, yalnızca estetik haz vermeyi amaçlar.
  • Nesnellik: Şair, kişisel duygularını geri planda tutar; gözleme ve dış dünyanın tasvirine yönelir.
  • Betimleme: Doğa, mitoloji ve tarihsel konular ayrıntılı ve sanatkârane biçimde işlenir.
  • Duygusallıktan Kaçış: Romantizmin bireysel duygularına karşı, akılcı ve gözleme dayalı bir tavır vardır.

Parnasizmin Temsilcileri

Batı Edebiyatı:

  • Théophile Gautier – Mösyö de Maupin’in Romanı
  • Leconte de Lisle – Çağdaş Parnas
  • Théodore de Banville – Kambaz Odları

Türk Edebiyatı:

  • Tevfik Fikret – Rübâb-ı Şikeste
  • Cenap Şahabettin – Tâmât
  • Yahya Kemal Beyatlı – Kendi Gök Kubbemiz

Parnasizm, romantizmin “kalbin sesi”ne karşılık, şiirde gözün estetiğini ve biçimin güzelliğini ön plana çıkarır.

Yorum bırakın