Klasisizm: Akıl, Düzen ve Evrensel Değerlerin Edebiyatı

Klasisizm, 17. yüzyılda Fransa’da ortaya çıkan ve Rönesans ile Hümanizm’in etkisiyle gelişen, aklı, sağduyuyu ve ölçülülüğü sanatın temeline yerleştiren bir edebiyat ve sanat akımıdır. Bu akım, Antik Yunan ve Roma’nın sanat anlayışını örnek alarak evrensel doğrulara, ahlaka ve insana dair değişmez değerlere ulaşmayı amaçlar.

Klasisizmin Özellikleri

Klasik eserlerde bireysel tutkular yerine akıl, düzen ve evrensel doğrular öne çıkar. Bu akımın temel özellikleri şunlardır:

  • Akıl ve Sağduyu: Sanatçı, bireysel duygularını esere katmaz; akılcı, ölçülü ve dengeli bir anlatım tercih eder.
    Örnek: Racine – Phèdre
  • Sanat için Ahlak: Edebiyatın görevi, insana ahlaki değerleri öğretmek ve eğlendirerek eğitmektir.
  • Doğa ve İnsan: İnsan, doğanın geçici bir parçası olarak değil, aklı ve erdemiyle evrensel değerlerin temsilcisi olarak ele alınır.
  • Seçkin Konular: Kahramanlar çoğunlukla soylu kişilerden seçilir; sıradan insanlar yerine ideal tipler işlenir.
  • Biçim ve Kurallar: Kuralcılık önemlidir; özellikle tiyatroda “üç birlik kuralı” (zaman, yer, olay) titizlikle uygulanır.

Klasik Edebiyatın Öncü Yazarları ve Eserleri

Batı Edebiyatı:

  • Corneille – Le Cid
  • Racine – Phèdre
  • La Fontaine – Fabllar
  • Molière – Cimri

Türk Edebiyatı:

  • Direkt bir “klasik dönem” bulunmaz; ancak Tanzimat döneminde Şinasi’nin eserlerinde klasisizm etkisi görülür.

Klasik eserler, yalnızca bireysel tutkuları değil, tüm insanlığa seslenen evrensel değerleri yüceltir. Bu nedenle klasisizm, “aklın ve sağduyunun edebiyatı” olarak kabul edilir.

Yorum bırakın