Edebiyat dünyasında bazı eserler vardır ki, ne kadar değerli olursa olsun, yazarlarının çok popüler kitaplarının gölgesinde kalır. Bunun başlıca sebebi, o yazarın tüm kariyerini şekillendiren, çok okunan ve kült hâline gelmiş bir eserinin bulunmasıdır. Bu yazıda, dünyaca ünlü ve yerli yazarların, hak ettiği ilgiyi göremeyen ama mutlaka okunması gereken eserlerini sizlerle paylaşıyorum.
George Orwell – Katalonya’ya Selam
Orwell denince akla hemen 1984 ve Hayvan Çiftliği gelir. Ancak Katalonya’ya Selam, yazarın İspanya İç Savaşı’na gönüllü olarak katıldığı dönemi anlattığı güçlü bir belgesel-romandır. Savaşın acımasız gerçeklerini, ideolojik çatışmaları ve insan hikâyelerini yalın bir dille aktarır.
Sabahattin Ali – İçimizdeki Şeytan
Kürk Mantolu Madonna’nın gölgesinde kalan bu eser, bireyin kendi korkaklıkları, zaafları ve sorumluluktan kaçma hâli üzerine sert bir yüzleşme sunar. Dönemin toplumsal yapısını da ustalıkla yansıtır.
Dostoyevski – Stepançikovo Köyü ve Sakinleri
Dostoyevski’nin Suç ve Ceza ya da Karamazov Kardeşler kadar tanınmayan bu romanı, yazarın mizahi ve taşlamacı yönünü ortaya koyar. Küçük kasaba entrikaları ve toplumsal ikiyüzlülük üzerine zeka dolu bir metindir.
Halit Ziya Uşaklıgil – Nesl-i Ahir
Aşk-ı Memnu’nun popülerliğinin gölgesinde kalan Nesl-i Ahir, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde gençliğin yaşadığı bocalamayı etkileyici bir dille anlatır. Dönemin ruhunu ve toplumsal dönüşümünü merak edenler için kıymetli bir eser.
Franz Kafka – Amerika
Kafka’nın yarım kalmış romanı Amerika, gençlik döneminden kalma bir metindir. Yazarın bilinen karanlık atmosferinden ziyade ironik ve absürt sahnelerle doludur. Kafka’nın farklı bir yönünü görmek isteyen okurlar için ilgi çekici bir eser.
Orhan Pamuk – Sessiz Ev
Kar ve Masumiyet Müzesi kadar popüler olmasa da Sessiz Ev, Türkiye’nin 1980 öncesi siyasi gerilimini, farklı karakterlerin gözünden, çok katmanlı bir şekilde işler. Pamuk’un toplumsal belleğe ayna tutan romanlarından biridir.
Jane Austen – Northanger Manastırı
Gotik romanlara bir parodi niteliğindeki bu eser, Austen’in alaycı ve zekice üslubuyla türün klişelerini ti’ye alır. Hem gotik edebiyat meraklıları hem de Austen hayranları için keyifli bir okuma.
Son Söz
Bu eserler, belki yazarlarının en çok satan kitapları değil, ama kendi başlarına edebi açıdan son derece değerli. Bir yazarın külliyatını tanımak istiyorsak, yalnızca popüler kitaplarını değil, bu “sessiz hazineleri” de keşfetmek gerekir.

Yorum bırakın